3 Aralık 2015 Perşembe

Gelme Tren...


Bu yayını yapmakta çok tereddüt ettim. Elim yazmaya gitmedi bir türlü. Güzel ve acı anılar hep birlikte ayaklandılar...
Fotoğraf 1990 veya 1991 yılına ait. Adapazarı... İranlı bir aile. Leyli, Ali ve kızları Yelda... 

Annem ve babamla bir çay bahçesinde oturuyorduk. Hava çok güzeldi. Arka masamızda da bu aile oturuyordu. Tanıdığımız birileri onların İran'dan geldiğini söyledi. Yeni gelmişler, kimseyi tanımıyorlarmış. Türkçe'yi de dertlerini anlatacak kadar biliyorlar. Yollarda ne öğrenmişlerse o... 

Biz de Adapazarı'nda gurbette sayılıyorduk, memuriyetten biraz... Kızları benden bir yaş küçük olan bu aileyle çok fazla ortak noktamız vardı. Nasılsa iki masa birbirini çekti ve bizimkiler kaynaşıverdi. 

İran'daki rejim değişikliğinden kaçan ailelerden biriydi. Kanada'ya gideceklerdi, akrabalarının yanına. Küçük olduğum için nedenini hiç merak etmedim ama geçici bir süreyle tanımadıkları bu şehirde kalacaklardı bir kaç yıl...  

Şimdi düşününce, onlarla olan dostluğumuz yaklaşık üç yıl sürmüş. Bu üç yıl boyunca öyle yakınlaşmışız ki, özlemleri hiç dinmemiş içimde. 

İran'da neler yaşadıklarını anlatırlardı zaman zaman. Leyli teyzenin kadın arkadaşlarının başına gelen bir kaç kötü anısını hiç unutmam. Yelda yıllarca üstümüzden geçen jet uçaklarının gürültüsüyle korktu ve ağladı. Humeyni geliyor diye bağırıyordu, zor sakinleştiriyordu annesi. 

Döküntü lojmanımızda yediğimiz akşam yemekleri çok zevkliydi onlarla. Boğuk sesli teybimizde kasetler çalardık yemek boyunca. Babamlar rakı içerdi. Ali amca masaya parmaklarının eklem yerleriyle güzel ritmler yapar, kendi şarkılarını söylerdi. İran şarkılarını çok oynak ve eğlenceli bulurdum. Yelda hoş gele, (...) hoş gele (benim adımı koyarak) şarkıları değiştirerek söylerdi. İbrahim Tatlıses'in sesiyle Leylim Ley şarkısı çaldığında her defasında şarkının Leyli teyze için yazıldığını düşünürdüm. Saflık... :) Bir de Leyli teyzelerin çok fakir olduğunu... 

Çok kötü bir mahalleden tuttukları evleri bizim döküntü lojmandan çok daha beter durumdaydı. Tek büyük eşyaları oturma odasında bir divandı. Diğer odalar bomboş, halısız, muşambasız, dolapsızdı. İran'dan getirebildikleri tüm eşyaları bir kaç valizdi. Bir keresinde anneme sormuştum, Leyli teyzeler çok mu fakir? diye... Onların aslında İran'dayken çok zengin bir aile olduklarını o zaman öğrenmiştim. O sayede Kanada'ya gideceklerdi zaten. Orada akrabaları onları bekliyordu. Para da gönderiyorlardı sanırım. 

Ve o kötü gün gelip çatmıştı. Ayrılık... 
Ben sonsuza kadar ayrılacağımızı bilemeyecek ve aklıma dahi getiremeyecek kadar çocuktum. Arifiye tren istasyonunda onları yolcu etmek üzere sabahın köründe kalktığımızda neden büyüklerin bu kadar çok üzüldüğünü anlayamadım. Yelda da anlamamıştı ki biz tren beklerken gayet güzel gülüşüp oyun oynuyorduk onunla. 

Temmuz sabahı gibi değildi. Hava çok kapalıydı ve deli gibi de yağmur yağıyordu. Çok uzaktan trenin burnu göründüğünde Leyli teyze ''gelme tren gelme'' diye hıçkırarak ağlamaya başladı. Annemle sarılıp ağlaştılar. Yelda ve ben hariç herkes berbat durumdaydı. Derken hıçkırıkların, vedalaşmaların arasında trene bindi ve gittiler... 

Bir kaç gün Adapazarı'ndaki bir tanıdıklarında kalacak, sonra İstanbul'a gidip Kanada uçağına bineceklerdi. Kanada'ya varır varmaz bize mektup atacaklardı. O zamanlar ne ev telefonu ne bişey bizde de, onlarda da. Hiç bir ortak tanıdığımız da yoktu. 

11 Temmuz 1991'de Kanada'ya giden uçak düştü. Evet bu kadar net bir gerçek... İçerisinde yirmi dört tane İranlı yolcusu olan bir hac uçağı idi. Daha da net bir gerçek, onlardan Kanada'ya sağ salim vardıklarına dair mektup almadık.

Şimdi beni yirmi dört yıl sonra, ancak ilişkilerin ve insanların kıymetini idrak edebilecek kadar büyüdüğümde ve özlemi içimde derinden hissedebildiğimde ağlatan bu yayın, öldülerse bu güzel aile için bir anma, yaşıyorlarsa bir kayıp ilanı olsun. 


Leyli teyzenin bize hatıra bıraktığı şeylerden biri de vesikalık siyah beyaz fotoğrafıydı. O fotoğraf annemin evinde. Bende olmadığı için paylaşamıyorum. Arkasında Lily Misdashian yazıyordu. Kendi ailesinin soyadı mı, yoksa Ali amcanın soyadı mı bilmiyorum... Belki bir akrabaları bir gün bu isimleri internette aratır ve bu yayını gören biri çıkar... Bilmem ki... 


40 yorum:

  1. Düşen uçaktamiydilar acaba. Kesin değil belki yasiyorlardir. Gözlerim doldu:( güzel insanlar unutulmaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kadriye
      Yaşıyolarsa ve bilsem o kadar mutlu olurdum ki... Ama mektup almadık :(

      Sil
  2. Aman Tanrı'm, büyük keyif ve hüzünle de okurken (özellikle o Humeyni geliyor jet uçağı seslerini) sonunun böyle biteceği aklıma bile gelmedi:(( hiçbir şey yanlarına alamamışlar ama canlarını kurtarmışlar yobazlardan diyecektim ki, sonunda allakbullak oldum:( inşallah bir mucize olmuş onlar o uçağa değil başkasına binmişlerdir, kurtulmuşlardır ....iyi düşünelim, iyi olsun....offf :( yüreğim burkuldu bu güzel aile tablosuna baktıkça....:((
    Kalemine sağlık canım....
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bücürükveben
      Çok güzel bir aileydi gerçekten. İnsan vatanını kaybetmeye başlayınca kader çizgisi hiç bir konuda gülmüyor artık sanki... Suriyeli mültecilerden biliyoruz bunu en yakın zamanlı olarak :(
      Bu hikayelerin mutlu sonla biteni yok sanki...

      Sil
  3. Tam da yine kanatlı teyze esprisi yapacaktım ki, ...
    susayım dedim.
    üzgünüm..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SyrakusaBB
      Kanatlı teyze kurtarsa keşke uçak kazalarındaki korkmuş yürekleri...

      Sil
  4. Ay okumasaydım.. Tüylerim diken diken oldu gözlerim doldu.. Dilerim yaşıyorlardır ve buluşursunuz yeniden...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dilek
      Ne zamandır boğazımı tıkayan bir hikayeydi. Yazsam mı yazmasam mı , ağlamadan nasıl en makul şekilde anlatsam bilemedim. Ama olmadı...
      Belki de dileğin kabul olur, buluşuruz da...

      Sil
  5. Çok buruk bir hayat öyküsü. Kazada kurtulan olmuş mu, soyisimlerden araştırdınız mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazdan Kalan
      Uçak 261 yolcusuyla havada yanıp denize düşmüş. Kurtulan yok. Yolcu listelerini yayınlamıyorlar, ben ulaşamadım daha doğrusu. Akrabası falan olmak gerekiyor sanırım... Yolculardan 24 tanesinin İranlı olduğunu öğrenebildim yalnızca.

      Sil
  6. Çok dokunaklı bir yazı olmuş. Umarım o uçakta değildirler.Allah kimseyi vatansız etmesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitap Cumhuriyeti
      Amin...
      Zaten vatansızlık değil mi kader çizgisini de allak bullak edip bırakıyor. Kıymetini bilelim...

      Sil
  7. sürgün hayatların bilinmeyen, iç burkan öyküleri.. umarım yaşıyorlardır..

    YanıtlaSil
  8. İçim bir tuhaf oldu. Sanki bendim İran'dan Türkiye'ye gelen Leyli. Umarım ki güzel bir yaşama kavuşmuş olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bahce perim
      belki de öyledir... bilmemek ne kötü :(

      Sil
  9. Böyle güzel aile dostları edindiğin için senin adına sevindim. Umarım bu postu gören biri sana onlardan haber verebilir. Tekrar kavuşmanızı diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şule
      Haber alır mıyım dersin? :(

      Sil
    2. Umarım canım. Senin için dua edeceğim.

      Sil
  10. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Gerçekten fazlasıyla etkilendim. Umarım her nerdelerse orda çok mutlulardır.

    YanıtlaSil
  11. Göç gerçekten çok zorlu bir süreç. Günümüzde yakından tanık olsak da yine de yaşayanları anlayamayız sanırım. Umuyorum ki, gittikleri yer neresiyse, huzur içindedirler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kağıt Salıncak
      Umarım huzur onlarladır...

      Sil
  12. offff çok üzüldüm,tüylerim diken diken oldu:( umarım haber alırsınız..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitap sevinci
      Alır mıyım ki... Sanki sonsuza dek bir gizem olarak kalacakmış gibi geliyor bana.

      Sil
  13. aslında iz bırakanlar aranır ya hep , insan knedi şansının farkında olmadan , o kadar kıymetli geçen seneleri anmadan , ne güzel yapıp yazmışsın buraya , kimseden cevap alamasan da dursunlar işte burada , sevenleri var ya o yeter onlara...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitap Eylemi
      Buraya yazdıktan sonra bile ufak bir huzur buldum biliyor musun. İçimde kalmadı en azından, paylaşmış oldum...

      Sil
  14. Çok hüzünlü bir hikaye... Umarım o uçağa hiç binmemiş bir yerlerde mutlu ve hızurlu yaşıyorlardır... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Persephone
      Umarım öyle olmuştur. Bilmesem de mutlu oldukları umudunu kaybetmemeye çalışıyorum.
      Sevgiler...

      Sil
  15. ne güzel bir film konusu bu yaaa off yaaa off yaaa.

    YanıtlaSil
  16. yaşam beklenmedik olayları çıkartır karşımıza, bazen bu seneleri devirse de, hiç umulmadık bir an, eski bir dost misali çıkagelir mazinin puslu esintileri. okurken ailenin yaşadıkları, ve sizinle olan bağı çok etkiledi beni. dilerim ki bir haber çıkart, tıpkı seneler sonra şans eseri bir rasyoda yada, yoldan geçen bir araçtan yükselen nağmeler misali, çıkagelir o tanıdık güzel simalar, beraberlerinde getirecekleri tebessümü kuşatılacak havadis ve muhabbetleriyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. River
      Ne güzel demişsin öyle ya... Tıpkı dediğin gibi, şiir gibi, name gibi çıkıp gelseler tekrar...

      Sil
  17. Söyleyecek söz bulamadım yazını okurken. Umarım onlar o uçakta olan İranlılar arasında olmamışlardır ve umarım sadece mektupları postada kaybolmuştur ve halen yaşıyorlardır.

    YanıtlaSil
  18. içim acıdı :( ama her zaman umut vardır.

    YanıtlaSil